“Erzak için kan” tarihin en acı hikayelerinden biridir. Yarım milyona yakın Yahudi ve Roman’ın göz göre göre gaz odalarına gönderilmesinin hikayesi.
19 Mayıs 1944 günü İstanbul havaalanına inen Alman uçağının yolcularının arasında Joel Brand adlı Macar Yahudisi biri de vardı. Viyana’da kendisine verilen Eugen Brand adına düzenlenmiş bir Alman pasaportu taşıyordu.
Brand burada Dünya Siyonist Örgütünün başkanı Chaim Weizman ile görüşeceğini düşünüyordu. Oysa görüşeceği kişi İstanbul Yahudilerinin temsilcisi Haim Barlas’tı. Brand kendisini karşılayan kimsenin olmadığını görünce hayal kırıklığına uğramıştı. Vize işlemleri yapılmadığı için Türk polisi onu bir süre gözaltına aldı. Bir süre sonra serbest bırakılan Brand karşısında Haim Barlas’ı gördüğünde büyük bir hayal kırıklığına uğradı.
Brand çok önemli bir görev için İstanbul’a gelmişti. Macaristan’ı işgal eden Nazi Almanyası bu ülkedeki Yahudi cemaatine 10 bin kamyonluk erzak karşılığında ülkedeki Yahudileri ölüm kamplarına göndermemek için anlaşmayı önermişti. Adolf Eichmann bu anlaşma için Brand ile bizzat görüşmüştü. Bir iddiaya göre ikili görüşürken SS teşkilatının lideri Heinrich Himmler de Eichmann’ın arkasında duran subaylar arasındaydı.
Ancak İstanbul’daki cemaat liderleri onu pek ciddiye almadı. İleride İsrail’in ikinci başbakanı olacak olan Moşe Şaret’in onunla görüşmek üzere İstanbul’a geleceğini söyleyip oyaladılar. Bu sırada Macaristan’daki Yahudi ve Romanlar Auschwitz’e gönderilmeye başlanmıştı. Brand Ankara’ya giderek ABD Büyükelçisi ile görüşmeye çalıştı, ama bunda da başarılı olamadı.19 Mayıs 1944 günü İstanbul havaalanına inen Alman uçağının yolcularının arasında Joel Brand adlı Macar Yahudisi biri de vardı. Viyana’da kendisine verilen Eugen Brand adına düzenlenmiş bir Alman pasaportu taşıyordu.
Brand burada Dünya Siyonist Örgütünün başkanı Chaim Weizman ile görüşeceğini düşünüyordu. Oysa görüşeceği kişi İstanbul Yahudilerinin temsilcisi Haim Barlas’tı. Brand kendisini karşılayan kimsenin olmadığını görünce hayal kırıklığına uğramıştı. Vize işlemleri yapılmadığı için Türk polisi onu bir süre gözaltına aldı. Bir süre sonra serbest bırakılan Brand karşısında Haim Barlas’ı gördüğünde büyük bir hayal kırıklığına uğradı.
Brand çok önemli bir görev için İstanbul’a gelmişti. Macaristan’ı işgal eden Nazi Almanyası bu ülkedeki Yahudi cemaatine 10 bin kamyonluk erzak karşılığında ülkedeki Yahudileri ölüm kamplarına göndermemek için anlaşmayı önermişti. Adolf Eichmann bu anlaşma için Brand ile bizzat görüşmüştü. Bir iddiaya göre ikili görüşürken SS teşkilatının lideri Heinrich Himmler de Eichmann’ın arkasında duran subaylar arasındaydı.
Yahudi cemaati 29 Mayıs günü Brand’a Filistin’e gönderilecek her 1000 Yahudi için 4 bin Dolar önerdi. Anlaşmada İspanya’ya gönderilecek her 1000 Yahudi için de 1 milyon İsviçre Frangı öneriliyordu. Bu belge bir kuryeyle Budapeşte’deki Eichmann’a gönderildi. Burada Naziler önce anlaşmayı test etmek için 1600 Yahudi’yi İsviçre’ye göndermek istedi. Ancak bu kafilenin rotası bilinmeyen nedenlerle Bergen-Belsen toplama kampına yönlendirildi ve hepsi burada öldürüldü. Brand, Moşe Şaret’in gelmeyeceğini anlayınca kendisi İngilizlerin kontrolünde bulunan Filistin’e doğru yola çıktı. Ankara’dan trenle Halep’e giden Brand 7 Haziran günü İngiliz ajanları tarafından tutuklandı.
Brand’ın faaliyetleri İstanbul’da olduğu süre içerisinde ABD ve İngiltere’ye rapor edilmişti. Hatta Eichmann’ın anlaşma önerisi İngiliz hükümeti tarafından tartışılmış ve reddedilmişti. İngilizlere göre 10 bin kamyonluk erzak Nazilerin elini güçlendirecekti. Bu yüzden böylesi bir anlaşma kabul edilemezdi.
Brand, Halep’te tutuklandıktan sonra Moşe Şaret ile görüştürüldü. Brand Şaret’e mutlaka Budapeşte’ye dönmek zorunda olduğunu, aksi takdirde milyonlarca Yahudi’nin öleceğini anlattı, ama İngilizlerin talimatları kesindi; Brand hiçbir yere gidemezdi. İngilizler Brand’ı Kahire’ye götürüp sorgulamaya devam etti. 19 Temmuz günü de BBC Brand’ın ifadelerini yayınladı. Bu yayınların ardından Nazilerle anlaşma tamamen suya düştü. Brand bu olaydan 3 ay sonra serbest bırakıldı ve Filistin’e gönderildi.
Ve 10 bin kamyonluk erzak için yarım milyona yakın Yahudi ve Roman Auschwitz’teki gaz odalarında can verdi. İkinci Dünya Savaşının en çok tartışılan olaylarından birinin kahramanı olan Brand, savaştan sonra İsrail’e yerleşti. Yaşadığı çaresizliğin ardından kendini alkole verdi ve 1964’te sirozdan öldü. Ama ömrü Eichmann’ın İsrail’de 1961 yılında idam edilmesini görmeye yetti.
(Yeni Özgür Politika - 26 Mayıs 2012)
Keine Kommentare:
Kommentar veröffentlichen